Anasayfa > haberler > Londra Moda Haftası’nda Mobilite Vizyonu

OMODA & JAECOO Londra Moda Haftası’nda Tasarım Odaklı Mobilite Vizyonunu Sergiledi!

Londra Moda Haftası özel çiçek desenli kaplamasıyla OMODA 7 VIP aracı

Yenilikçi tasarım anlayışı ve akıllı teknoloji yaklaşımıyla dikkat çeken OMODA & JAECOO, dünyanın en prestijli moda etkinliklerinden biri olan Londra Moda Haftası’nda ana partner olarak yer aldı. Moda, tasarım ve yaratıcılığın küresel ölçekte buluştuğu bu önemli platformda marka, mobiliteyi estetik ve yaşam tarzı perspektifiyle yeniden yorumlayan vizyonunu ortaya koydu. British Fashion Council tarafından düzenlenen etkinlikte güçlü bir varlık gösteren OMODA & JAECOO, otomotiv ile moda dünyası arasında yeni bir bağ kurdu. Londra sokaklarında görev yapan OMODA 7 VIP filosu, markanın tasarım odaklı yaklaşımını moda haftasının günlük ritmine taşıdı. NEWGEN alanındaki deneyim merkezi ve moda dünyasının önde gelen isimlerini bir araya getiren özel etkinlikler ise markanın yaratıcı ekosistemle kurduğu güçlü ilişkiyi pekiştirdi. Bu iş birliği, OMODA & JAECOO’nun mobiliteyi yalnızca bir ulaşım çözümü değil, aynı zamanda modern yaşamın estetik bir parçası olarak konumlandırma vizyonunu ortaya koydu.

Yenilikçi tasarım dili ve akıllı teknoloji yaklaşımıyla kısa sürede dikkatleri üzerine çeken OMODA & JAECOO, dünyanın en prestijli moda etkinliklerinden biri olan Londra Moda Haftası’nda ana partner olarak yer aldı. Moda dünyasının küresel ölçekte en etkili platformlarından biri kabul edilen etkinlikte OMODA & JAECOO, yalnızca otomobil markası olarak değil, aynı zamanda tasarım, estetik ve yaşam tarzı perspektifini mobiliteyle birleştiren vizyoner bir marka olarak öne çıktı. British Fashion Council tarafından düzenlenen etkinlikte ana partner olarak yer alan marka, moda dünyasının yaratıcı ekosisteminin önemli bir parçası haline geldi.

Bu sezon Londra Moda Haftası’nın açılış defilesinde Birleşik Krallık Kralı III. Charles’ın da yer alması etkinliğe ayrı bir prestij kazandırdı. British Fashion Council CEO’su Laura Weir ve dünyaca ünlü tasarımcı Stella McCartney ile birlikte defileyi izleyen Kral III. Charles’ın katılımı, Londra’nın küresel moda ve yaratıcılık merkezlerinden biri olarak konumunu bir kez daha gözler önüne serdi. OMODA ise etkinlikteki güçlü varlığıyla otomotiv ve moda dünyası arasında yeni bir bağ kurdu.

Küresel moda sahnesinin yaratıcı merkezi Londra oldu

New York, Milano, Paris ve Londra’dan oluşan “Büyük Dörtlü” moda haftaları arasında Londra Moda Haftası, özellikle yenilikçi yaklaşımı ve yaratıcı tasarımcıları destekleyen yapısıyla öne çıkıyor.

1983 yılında kurulan Londra Moda Haftası, Alexander McQueen ve Stella McCartney gibi dünya çapında tasarımcıların yükselişine sahne olurken, genç yeteneklerin küresel moda sahnesine adım atmasına da önemli katkılar sağladı.
Bu sezon tasarımcı katılımı geçen yıla kıyasla yüzde 11 artış gösterirken, British Fashion Council genç tasarımcıları desteklemek amacıyla podyum ücretlerini kaldırmaya devam etti. Aynı dönemde düzenlenen BAFTA Ödülleri’nin yarattığı kültürel etkiyle birlikte Londra, yaratıcı endüstriler için küresel ölçekte önemli bir buluşma noktası haline geldi.

Tasarım ve inovasyon ortak noktada buluştu

Londra Moda Haftası, iş birliklerini yalnızca ticari yatırımlarla değil, ortak değerler temelinde şekillendiriyor. OMODA ile gerçekleştirilen iş birliğini değerlendiren British Fashion Council CEO’su Laura Weir, “OMODA’nın tasarım ve inovasyona yaptığı sürekli yatırım, onu ideal bir partner haline getiriyor” dedi. Tasarım mükemmeliyeti, akıllı teknolojiler ve sürdürülebilir sorumluluk yaklaşımını merkezine alan OMODA, özellikle genç kuşak kullanıcıların beklentilerine yanıt veren ileri görüşlü bir marka yaklaşımı benimsiyor. Markanın adı da bu yaklaşımı yansıtıyor. “O” harfi yaşamı ve canlılığı temsil ederek hayatın temel unsuru olan oksijeni simgelerken, “MODA” ise modern moda akımlarından ilham alarak sürdürülebilir yaşam tarzını ve avangart tasarım anlayışını ifade ediyor.

OMODA 7 tasarım vizyonunu temsil ediyor

OMODA & JAECOO’nun tasarım yaklaşımının en güçlü temsilcilerinden biri olan OMODA 7 modeli de markanın moda dünyasıyla kurduğu bu bağın önemli bir örneğini oluşturuyor. Cesur tasarımı ve ileri teknolojileriyle dikkat çeken D-SUV modeli OMODA 7, modern yaşam tarzı ve estetik anlayışını mobiliteyle buluşturmayı hedefliyor. Modelin bu öncü tasarım yaklaşımı, yalnızca güncel trendlerle uyum sağlamakla kalmayıp aynı zamanda yeni bir tasarım standardı oluşturma iddiası taşıyor.

OMODA 7’nin 2025 French Design Gold Award ödülüne layık görülmesi de markanın tasarım alanındaki güçlü yaklaşımını ortaya koyuyor. Dinamik gövde hatlarından kabin atmosferine kadar uzanan detaylar, markanın “zamana direnen tasarım” anlayışını yansıtıyor.

Londra sokaklarında OMODA deneyimi

OMODA & JAECOO’nun Londra Moda Haftası’ndaki varlığı yalnızca etkinlik alanlarıyla sınırlı kalmadı. OMODA 7 araçlarından oluşan VIP filo, Londra sokaklarında tasarımcıları, modelleri ve sektör temsilcilerini taşıyarak etkinliğin mobilite partneri olarak görev yaptı. NEWGEN defile alanında kurulan dijital deneyim merkezi ise moda dünyasının yaratıcı isimleri için önemli bir buluşma noktası haline geldi. Bunun yanı sıra İngiliz moda markası ROKSANDA ile düzenlenen özel davet de markanın moda topluluğuyla kurduğu bağı daha da güçlendirdi.

Tüm bu girişimler, OMODA & JAECOO’nun otomobili yalnızca bir ulaşım aracı olarak değil, aynı zamanda modern yaşamın estetik ve kültürel bir parçası olarak konumlandırma vizyonunu ortaya koyuyor. 2026 Londra Moda Haftası sona ermiş olsa da OMODA’nın moda dünyasıyla kurduğu bu yaratıcı diyalog devam ediyor. Marka, tasarım ve inovasyonu mobiliteyle buluşturarak otomotiv sektörünün sınırlarını genişletmeye ve yaşam tarzı odaklı yeni bir mobilite yaklaşımı geliştirmeye devam ediyor.

OMODA&JAECOO Hakkında

OMODA, tasarım, teknoloji ve sürdürülebilir sorumluluk vizyonu ile hareket ederek, yenilikçi tasarım anlayışını ve ileri teknolojileri genç kuşaklara sunmaktadır. Z kuşağına, çağının ötesinde, şık ve yenilikçi araçlar sunmayı hedefleyen marka, adını oluşturan “O” harfiyle yaşamı ve canlılığı, yani hayatın vazgeçilmez unsuru olan oksijeni simgeler. “MODA” ise modern moda trendlerinden türetilmiş olup, sürdürülebilir yaşam tarzına yönelik küresel bir bakış açısını, ekolojik değerleri ve avangart bir stili temsil eder. OMODA, küresel tüketicilere hitap eden, ileriye dönük ve dinamik bir marka olarak konumlanmaktadır.

JAECOO ise adını Almanca’da “avcı” anlamına gelen Jäger ile “cool” kelimelerinin birleşiminden almaktadır. Bu kültürel sentez, markanın hem şehir içi hem de off-road koşullarına uygun çok yönlü yapısını yansıtmaktadır. Dünyanın önde gelen off-road üreticilerinden biriyle gerçekleştirilen on yılı aşkın ortaklık deneyimi üzerine inşa edilen JAECOO, “klasikten doğan, klasiğin ötesinde” mottosuyla hareket etmektedir. Yenilikçi yaklaşımı, şehir içi off-road deneyimini olağanüstü performans, üst düzey güvenlik standartları ve ileri teknolojilerle birleştirir. Global ekiplerin bilgi birikimi ve uzmanlığını harmanlayan marka, kentsel off-road segmentinde yeni bir standart oluşturmayı hedeflemektedir.

OMODA & JAECOO, bugüne kadar ulaştığı 570.000 adetlik toplam satış hacmiyle dünyanın en hızlı büyüyen otomotiv markası konumundadır. Bu iki marka, 2025 yılında Fortune Global 500 listesinde 152 sıra yükselerek 233. sıraya yerleşen ve 2024 yılında 39,1 milyar ABD doları gelir elde eden Chery Holding Group çatısı altında faaliyet göstermektedir.

BİZDEN HABERLER